Anime ve Manga nedir?
Japon çizgi filmlerine anime adı verilir. Anime sözcüğü Fransızca'daki animation sözcüğünden türemiştir. Manga ise Japon çizgi romanlarına verilen addır.
Ben Manga'nın Japon çizgi filmi demek olduğunu sanıyordum...
Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde bu videoları satan
dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla bu anime videolarını "Manga" adı altında
sattıkları için günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak
adlandırıyorlar. Türkiye'de bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu
video'ların birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere kökenli bir
şirketin yapıyor olmasıydı. Japon animasyonları sadece 80'lerden önce bazen "TV
manga" or "manga eiga" olarak da adlandırılmıştır.

Ayrıca Japonya'da da pek anime bilgisi olmayan Japonlar hatalı bir kullanımla anime'ye manga diyebiliyorlar. Otaku no Video adlı filmde Japonya'daki durum hakkında güzel bir örnek var. Filmde, Japonya'da bir anime filmine bilet almak için geceden kuyruğa girmiş olan kişilerin yanına animeyle alakası olmayan bir sarhoş yaklaşır. Anime filmine bilet almak için sıra beklediklerini öğrenince manga için mi bekliyorsunuz diye sorar. Sırada bekleyenlerden birisi de kızıp "Manga janai yo! Anime!" yani "Manga değil! Anime!" der. Manga ve anime kelimelerinin farkını ve Japon hayranlarin hatalı kullanıma tepkisini gösteren ilginç bir örnek.
Manga Entertainment'ın bir Japon şirketi olduğunu sanıyordum...
1993 yılında kurulan Manga Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın sahibi olduğu Island Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya taşınmıştır.
Yanlış bilinen başka bir konu ise Ghost In The Shell gibi
animeleri Manga Entertainment adlı şirketin yapmış olduğudur. Halbuki Manga
Entertainment bu animelerin sadece satıcısıdır. Yayın hakları karşılığında bazı
animelerin yapımında maddi destek sağlamıştır. Örnek olarak Ghost In The Shell
aslen Production IG
tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ghost in the Shell 2'nin hakları Manga
Entertainment yerine Disney'in Miramax adlı şirketine satılmıştır. Manga Entertainment 90'lı
yıllarda önemli ilklere imza atmış olmakla beraber günümüzde anime videoları
satan çok sayıda şirketten sadece biri haline gelmiştir.

Anime ve Mangan'nın kökeni
nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?
Osamu Tezuka Japonya'da modern anime ve manganın öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla yeni bir stil ortaya çıkmıştır.
Anime'yi diğer çizgi filmlerden ayıran bir şey mi var?Anime'ler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki her yaş ve her zevke göre anime bulunmaktadır. Çocuklarla limitli değildir.
Neden Anime karakterlerinin büyük gözleri, uzun bacakları vardır? Bütün animeler böyle mi?Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak ShowTV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.
Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu türde olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmakta. Eğer gerçekçi çizim istiyorsanız Ghost In The Shell, Jin-Roh gibi animeleri inceleyebilirsiniz.
Ama ben hep Japon'ların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarını sanırdım...

Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını, karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez bir şekilde ispatlamıştır. Uzun boylu olma isteği de Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa olsun tüm ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır. Sizce neden Barbie bebeklerinin uzun bacakları vardır?

Şimdi buradan batı animasyon tarihine bir göz atalım. Daha renkli
ve sesli sinemanın olmadığı dönemlere bakalım.... Bu dönemde Fleischer
Stüdyoları'nda çizilen dünyaca ünlü Betty Boop'un sizce neden çoğu anime
karakterinden bile büyük başı, gözleri küçük ağzı ve burnu, upuzun bacakları
vardı? Nedeni açıktır... Bu animasyonu Japonlar hazırlamadığına göre, bunu
hazırlayanlar kısa boylu ve küçük gözlü Amerikalılar mıydı? Walt Disney bu
gerçeklerin farkındaydı ve bunları animasyonlarda büyük bir başarı ile kullandı.
Bu sırada oluşmakta olan Japon animasyon sanatındaki Osamu Tezuka gibi öncüler
batı animasyonunda gördükleri bu çizimleri ve bunların anlamlarını özümseyerek
kendi yapıtlarında kullanmaya başladılar. Sonuçta bütün ülkelerde her ırktan
insan kullanılan bu animasyon tipini çok sevdi ve bu türün giderek popülerliği
arttı. Animeyi çok seven batılılar kısa boylu ve küçük gözlü insanlar değiller.
En uzun ırklardan olan Alman ırkına mensup insanların kendileri uzun boylu ve
büyük gözlü olmalarına rağmen dünyada anime ve mangayı, özellikle Sailor Moon
gibi bu şekilde çizilmiş yapımları en çok seven ve izleyen insanlardan
olmalarını nasıl açıklayabilirsiniz ki?
Bu tarz çizimler sadece güzel görünme
isteğinden dolayı mı kaynaklanıyor?
Hayır, başka nedenler de var. Bunlardan biri de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular sığdırabilirsiniz. Bu sayede çok derin ve etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsiniz. Disney de 1942 yapımı Bambi adlı unutulmaz eserinde büyük gözler kullanarak bu etkileyiciliği yakalamıştır.
Ayrıca büyük göz bir sembol olarak da kullanılmaktadır. Büyük gözler bazı anime'lerde "masumiyet" ve "duygusallık" sembolüdür. Bu nedenle bazı anime'lerdeki karakterin gözleri çocukken büyüktür ama genelde karakterler yaşlandıkça masumiyetlerini kaybettiklerinden gözleri nispeten küçülür.
Neden anime ve manga'larda bazen İngilizce sözcükler geçiyor?
1862 yılında Japan Punch adında İngilizce bir dergi çıkartmış olan Charles Wirgman, Japon karikatürünün babası olarak kabul edilmektedir. Charles Wirgman'ın yapıtlarından günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da "İngilizce" sözcüklerin geçmesidir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi Manga Tarihçesi bölümünde bulabilirsiniz.
Sonuçta anime de bir tür çizgi film ve çizgi filmleri sadece küçük çocuklar seyreder değil mi?Hayır. İlk olarak animeler sadece küçük çocuklar için yapılmaz, aksine bir çok animenin çocuklar tarafından izlenmesi yasaktır. Anime kendi içinde farklı türlere ayrılır. Bunların arasında çocuklar için yapılan animelerden, felsefe ve psikoloji içeren animelere (Evangelion vs.) ve çocukların izlemesinin kesinlikle yasak olduğu, büyükler için yapılan ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şiddet, cinsellik ve iğrençlik içeren animelere (la Blue Girl, Elfen Lied, Urotsukidoji vs.) kadar çok sayıda tür yer alır.
Hımmm.... Sanırım bu büyük bir endüstri olmuş....Evet. Örnek vermek gerekirse Amerikalıların çizgi roman pazarı yıllık yaklaşık 100 milyon dolardır. Halbuki Japonya'daki Manga pazarı yıllık yaklaşık 5 milyar dolardır. Japonya'da animeler Türkiye'deki gibi televizyonda sadece çocuklar okuldan gelince gündüz seyretsinler diye yayınlanmaz. Japonya'da anime filmleri akşamları yani insanların en çok televizyon başında oldukları ve televizyon kanallarınca en çok önem verilen saatlerde Prime Time'da da yayınlanır. Ayrıca geceyarısından sonra da yetişkinlere yönelik animeler yayınlanır. Animeler Amerika, Fransa, Almanya gibi diğer birçok ülkede de bu şekilde yayımlanmaktadır.
Anlaşılan oldukça popüler bir şey....Her yıl Amerika'da ve bütün Avrupa ülkelerinde anime-manga fuarları açılır ve çok büyük ilgi görür. Ayrıca bütün bu ülkelerde sadece anime-manga üzerine kitap, kaset, bebek, eşya satan özel dükkanlar bulunmaktadır. Hatta Amerika'daki hemen her üniversitede bir anime kulübü vardır. Buraya tıklayarak bunların bir listesini görebilirsiniz.
Peki anime'lerin dünya animasyonundaki yeri nedir?

Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmekteler. Mesela Spirited Away filmi hem 2003 yılında en iyi animasyon dalında Oscar kazanmış hem de 2002 yılında dünyanın en büyük film festivallerinden olan Berlin Film Festivali'nde en büyük ödülü kazanmıştır.
Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmıyorlar. Zaten uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılıyor ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkıyor. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi bir çok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul ediyor. Bu nedenle 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlendi. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başladı. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödendi. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcadı.
Anime ve Manga, bugün birçok batı üniversitesinde ders olarak okutulmakta ve incelenmektedir. Buraya tıklayarak bu konudaki akademik çalışmalardan bazılarına ulaşabilirsiniz. Hatta Türkiye'de Bilkent Üniversitesi'nde Modern Japan konulu English and Composition 102 dersinin konularından birisi de anime ve manga'ydı.
Bugün batı dünyasının en önemli yönetmen, yazar ve animatörlerinin bir çoğunun anime'ye karşı hayranlık duyduğu biliniyor. Bu kişiler Hayao Miyazaki, Mamoru Oshii, Katsuhiro Otomo gibi anime yönetmen, yazar ve animatörlerine olan hayranlıklarını açıkca dile getiriyorlar. Mesela birkaç örnek verirsek:
- "Animasyonun yaşayan efsanesi" olarak adlandırılan Hayao Miyazaki hakkında, Buena Vista şirketinin başkanı Michael O. Johnson bir televizyon programında şöyle diyor:
Disney'in içinde Miyazaki'ye hayran olan çok sayıda animatör var....
- Pixar stüdyolarının A Bug's Life ve Toy Story adlı filmlerinin yönetmeni olan John Lasseter şöyle diyor:
Pixar'da bir sorun çıktığı zaman çözemezsek Miyazaki'nin filmlerinden birini alıp izleriz ve ilham verecek bir sahne ararız ve bu her zaman işe yarar!! Hayrete düşer ve ilham alırız. Toy Story filmi Bay Miyazaki'ye çok büyük bir minnettarlık borçludur.
- Steven Spielberg'in, Hayao Miyazaki'nin yönetmenliğini yapmış olduğu Lupin III: The Castle of Cagliostro'nun sinema tarihindeki en iyi macera filmlerinden biri olduğunu ve aynı zamanda en iyi araba takip sahnesine sahip olan film olduğunu söylediği söylenmektedir.
- Disney'in Mulan filminin yönetmenleri olan Barry Cook ve Tony Bancroft şöyle diyorlar:
Miyazaki bizim için bir Tanrı gibidir...
- Ayrıca, Disney'in Güzel ve Çirkin, Notre Dame'ın Kamburu filmlerinin yönetmenleri olan Gary Trousdale ve Kirk Wise'ın ve Disney'in Ariel, the Beast, Pocahontas ve Aladdin karakterlerinin baş animatörü olan Glen Keane'nin, Miyazaki'nin anime'lerine olan hayranlıkları biliniyor.
- Batman ve Superman'in animasyon dizilerinin yazarı ve yapımcısı olan Paul Dini, Miyazaki'nin animelerine olan hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:
"Mükemmel", "olağanüstü" ve "gerçekliği ve animasyonu aşan bir film yapımcısı"
- 1987'den beri birçok Star Trek serisinde görev alan Rick Sternbach, Miyazaki'nin Nausicaa of the Valley of Wind adlı filminden etkilenerek Star Trek: The Next Generation'daki uzaylı ırklardan birine Nausicaäns adını vermişti.
- Alien, The Abyss ve The Fifth Element gibi dünyaca ünlü filmlerin sahne planlamalarını yapmış olan ve dünyaca ünlü The Aedena Cycle ve The Airtight Garage gibi çizgi romanların yazarı olan Fransız sanatçı Jean "Mobius" Giraud, Miyazaki'yi şöyle tanımlıyor:
O, çocukların düşüncelerine en parlak alev... Miyazaki, animasyon olarak adlandırılan bu yeni sanatı soylulaştırdı.
- Sandman ve Books of Magic gibi ünlü çizgi romanların yazarı olan Charles Vess, eserlerinde Miyazaki'nin yarattığı Totoro ve Kiki gibi bir çok karakter kullanmakta.
- Dünyanın en büyük yönetmenlerinde olan Akira Kurosawa, Miyazaki'nin My Neighbor Totoro adlı filmini yüzyılın en iyi 100 filmi listesine koyuyor ve şöyle diyor:
Animasyon olmasına rağmen çok etkilendim. Nekobus'a gerçekten bayıldım. Kiki's Delivery Service'i izlerken ağladım. Film endüstrisi için aradığım bütün yetenekler anime'ye geçti. Bu yüzden film endüstrisinin gerçekten çok çalışması gerekecek. Genç insanları çeken böyle filmler yapmalıyız.
- Matrix'in yönetmenliğini yapmış olan Wachowski kardeşler, dünyaca ünlü Ghost In The Shell, Patlabor, Blood: The Last Vampire, Jin-Roh, Urusei Yatsura gibi anime'lerin yönetmenliğini ve/veya yazarlığını yapmış olan Mamoru Oshii'ye olan hayranlıklarını devamlı dile getiriyorlar. Üstelik Matrix'deki birçok sahnenin aslında Ghost In The Shell'den esinlenmiş olduğu biliniyor. Bu iki filmi karşılaştıran ve Matrix'in Ghost In The Shell'den almış olduğu sahneleri inceleyen çok sayıda siteden birine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
- Titanic, Aliens, The Abyss, Rambo II, Terminator gibi sayılı filmlerin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmış olan James Cameron, Mamoru Oshii'ye gönderdiği mektupta şunları söylüyor:
Ghost In The Shell, etkileyici bir kurgu çalışması. Yetişkinler için, edebi ve görsel mükemmelliğe ulaşmış ilk gerçek animasyon filmi. Dizaynı, görsel uyumun şiirselliği ve içeriğinin derinliği onu bilim kurgu filmlerinin içinde özel bir yere koyuyor. Oshii-san'a tebriklerimle - önemli bir görsel çalışma.
- Robocop 2 ve 3 filmlerinin senaryosunun ve Batman-saga 'Return of the Dark Knight' ve Daredevil çizgiromlarının yazarı olan Frank Miller'ın Akira, Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu Türkiye'de geçmektedir) gibi anime filmlerinde yazarlık ve/veya yönetmenlik yapmış olan Katsuhiro Otomo'ya hayran olduğu bilinmektedir. Hatta Frank Miller, Robocop III filmindeki kötü karaktere Otomo adını vermiştir.
Türkiye'de Anime ve Manga'nın durumu nedir?
Türkiyede çok kısıtlı sayıda insan bu konuda bilgili.
Peki neden?
Bir çok neden var. Bunun bir nedeni Türkiye'deki Internet kullanımının çok az olması. Çünkü Internet bağlantısı olmayan birisinin bunlar hakkında gerçekleri ögrenmesi çok zor. Bu kişiler mecburen televizyonda gördükleriyle yetinmek zorundalar.
Ayrıca Türk toplumundan kaynaklanan bir sorun var. Türkiye'de çizgi filmlerin sadece küçük çocuklar için yapıldığı düşünülür. Eğer izleyen kişi çocuk değilse toplum tarafindan küçük görülür ve dalga geçilir.
Üstelik Türkiye'de bazı önyargılar var. Çoğu kişi Japon çizgi filmi deyince Şeker Kız Candy gibi şeyler düşünüyor, sadece uzun bacaklı koca gözlü karakterler akıllarına geliyor ve bütün Japon çizgi filmlerinin böyle olduğunu sanıyor. Malesef çoğu kişide bunlara karşı bir antipati oluşmuş durumda ve bu kişiler anime'ın bunlardan çok daha farklı bir şey olduğunu bilmiyorlar. Malesef bunun en büyük nedeni ise Türk televizyonlarında bu güne kadar sadece bu tür animelarin yayınlanmış olması.
Peki neden Türkiye'de diğer türlerde animelar yayınlanmıyor?
Malesef televizyon kanalları diğer anime'ları tercih etmiyorlar çünkü sadece küçük çocukların çizgi film seyrettiğini düşünüyorlar ve diğer animelari getirmiyorlar. Ayrıca RTÜK'ten korkuyorlar, çünkü ShowTV eskiden çok sayıda güzel ve orjinal animelar gösterirdi ama bir anime yüzünden 1 gün kapatma cazası aldı!! Ayrıca Pokemon yüzünden ATV 1 gün kapatma cezası aldı. StarTV ise One Piece yüzünden uyarı aldı. Dünyada anime yüzünden 2 TV kanalı kapatılan herhalde tek ülke Türkiye'dir.
Diğer ülkelerle Türkiye'yi karşılaştırabilir misiniz?
Anime ve manga sadece Afrika ve Arap ülkelerinden bazıları ve bir de Türkiye'de tanınmamaktadır.
Peki animelerin arasında kalitesiz ve kötü olanlar da yok mu?Elbette kötü olanları da var. Bugün kapitalist düzen sonucu Hollywood nasıl dünyanın en iyi filmlerinin yanı sıra dünyanın en kötü filmlerini de üretiyorsa, doğal olarak yalnızca anime'nin genel popülaritesinden yararlanmak için yapılmış bazı kalitesiz anime'ler de vardır. Bu nedenle sitede kaliteli ve başarılı anime'leri tanıtarak yeni başlayanlara yol göstermeye çalışıyoruz.
Burada benim anlamadığım bir sürü terim var. Sıkça
kullanılan terimlerin anlamlarını öğrenebilir miyim?
#1 – Metafiziksel Düzensizliği Yasası
Normal fizik kanunları geçerli değildir.
#2 – Yerçekimini Azaltma Yasası
Her ne zaman biri ya da bir şey zıplasa veya atılırsa yerçekimi o şey için 4 kat azaltılır.
# 3 – Ses Yükseltme Yasası, Anime Akustik Asal Yasası
Uzayda güçlü sesler (mesela patlamalar) çok daha fazla kuvvetlenir, çünkü uzayda patlama sesini azaltabilecek hava bulunmaz.
# 4 – Değişmez Saldırı Yasası, Anime Hareket Asal Yasası
Saldırı hıza denktir. Bir dövüş sahnesi olduğundan çok daha hızlıymış gibi gösterilir.
# 5 – Mekanik Hareketlilik Yasası,Anime Hareket İkinci Yasası
En büyük mekanik alet en hızlı hareket edendir.
#6 – Zaman Değişim Yasası
Zaman her zaman sabit hızla sürmez. Kahraman her soğukkanlı ve/veya etkileyici bir şey yaptığında zaman durur, sevgililer ve arkadaşlar ölürken yavaşlar ve bir dövüş başladığında hızlanır.
#7 – Maddi ölüm Asal Yasası
İyi karakterin yada kötü karakterin ölmesi savaşın bitmesinin tek yoludur.Ya kötü karakter anlayamayacağı kadar hızlı ölür ya da çok uzun süren bir kavga konuyu oluşturur. Bu durumda iki taraf da birbirlerinin çalışma sistemini kavramak için zaman kazanmaya çalışacaktır.
#8 - İkinci Maddi Ölüm Yasası
As kötü karakterin ölümü hemen olmaz, zaman alır(kullandığı yada emrinde ki derecesi düşük kötü karakterler için bu kural daha hafif şekli ile geçerlidir) fiziksel yaralar ne olursa olsun ölümün onlara ulaşamayacağına inanmaları onların doğal niteliği halindedir ve bu yüzden ölürken kendi ölümlerinin şoku ile bunu anlayamamış olarak ölürler.
#9 – Heyecanı Vurgulama Yasası
Hareketin yoğun olduğu heyecanlı anlarda ekran bu sahnedeki karakterleri ayrı ayrı gösterecek şekilde parçalara bölünür. Aradaki ayrım çizgileri siyah üzerine parlak renkler kullanılarak betimlenir.
#10 – Heyecanı Çoğaltma Yasası
İyi karakter, kötü karakteri yaraladığında ya da yenilgiye uğrattığında, bu olay en az 3 kez 3 farklı açıdan gösterilir.
#11 – Doğal Yanıcılık Yasası
Her şey patlar.Her şey.
İlk Kanıtlama: Herhangi bir şey patlamak üzereyse şişer. Patlamak üzereyken şişmeyen şeyler de...
İkinci Kanıtlama:Büyük şehirler insani biliminin kabul ettiği en yüksek derecede patlayıcı materyaldir. Tokyo bu şehirler için en çabuk alev alan şehirdir.
#12 – Işık Yasası
Hemen hemen her şey enerji yüklü ışık yayar. İyi karakterli biri ya da şeyse iyi, kötü karakterli ise de kötü..
#13 – Enerji Yayma Yasası
Enerji mekanik yada uzay aracı silahlarıyla ateş etmeden önce enerji biriktirir. (Çoğunlukla “enerji şişkinliği” olarak adlandırılır). Silahların patlama özellikleri yüzünden, bunun Doğal Yanıcılık Yasası ile bağlantılı olduğu sanılır.
#14 – Ters Öldürücü Büyüklük Yasası
Silahın yıkıcı potansiyeli, büyüklüğü ile ters orantılıdır. İyi karakterin sahip olduğu küçük bir silah, kötü karakterin sahip olduğu kocaman bir silahı yener.
#15 – Tükenmezlik Yasası
Kimse köşeye sıkıştırılmadıkça ve bilinçsiz değilse, asla varlığını, silahlarını tamamen harcamaz ve kimsenin mermisi bitmez.
#16 – Ters Doğruluk Yasası
İyi karakterin görevi doğru olarak bildiği ve uygulamaya çalıştığı kural her ne kadar zor bir durumda olursa olsun elindeki güçle mümkün olabildiğince çok şeyi savunmak ve kurtarmak ve bunu yaparken kendini sakınmamaktır. Kötü karakterinki ise ne olursa olsun elindeki gücü sadece kendi çıkarları için ve iyi olan herşeyi yok etmek için kullanmaktır. (Bu Stormtrooper etkisi olarak da bilinir)
Örnek:Bir iyi karakter darbeler yüzünden sersem bir halde olsa da karışıklığı kontrol altına alır ve aynı anda çarpmak üzere olan bir aracı kurtarır. İyi karakter tüm bunları orta yerde açık hedef halindeyken yaptığı halde ona ateş eden bir tabur kötü karakter ise iyi karakteri vuramaz, ıskalar.
İlk sonuç:Sahnede ne kadar çok kötü karakter varsa, birilerini vurma ya da yaralama olasılıkları o derece azdır.
İkinci sonuç:Her ne zaman iyi karakter başa çıkılmaz bir olayla karşı karşıya gelse genellikle olasılıklar şöyle sıralanır: kötü karakterler derlitoplu bir düzene girer, herşey kahramanın tek atışta hepsini yenip kurtulmasını sağlayacak şekilde gelişir.
Üçüncü sonuç:Her ne zaman iyi karakter gerçekten kötü tarafından vurulsa, bu yaralanma onun için bir kayıp değil tam tersine savaşma azmi olur ve yaranın ağırlığına rağmen kalkar ve eskisinden daha güçlü savaşır ve... yener. Ayrıca bu yara genelde omuz gibi fazla önemli olmayan yerlerde olur ve bu onun savaşmasını engellemez.
#17 – Geçici romantik Güvenilmezlik Yasası
Kötü karakter ya iyi karaktere aşık olur ki bu onun için iyi bir son olmayabilir her zaman (kendini iyi için feda etmesi olasıdır)ya da iyi karakteri kendine aşık edecek bir yol bulur ki bunu kullanması da zararınadır aslında ya sonuç ters döner ve ilk olasılığa döner ya da planı ortaya çıkar ve her zaman olduğu gibi yenilir...
#18 – Kan Kapasitesi Yasası
İnsan vücudunda 12 galonun üzerinde kan vardır. Bazen daha fazla(!)
#19 – Şeytani Kıvam Yasası
Tüm şeytanların ve diğer doğa üstü yaratıkların en az 3 gözleri, sivri dişleri ve sarı yeşile ya da kahverengine benzeyen gözleri vardır ve sadece kılıç gibi keskin uçlu silahlardan etkilenirler.
#20 - Askeri Güvenilmezlik Yasası
Büyük galaksilerin en geniş donanmaları, bütün orduları ve büyük savaş makinaları son derece acımasız, katı yürekli kana susamış savaşçıları sevgi dolu güçlü duygular gibi basit şeyler karşısında yenilebilirler.
#21 – Taktik Güvenilmezliği Yasası
..........taktik dahilerini bile ...
#22 - Önemsiz farkedilmezlik Yasası
İnsanlar küçük şeyleri farkedemezler... kayıp vücut parçaları gibi ya da büyüklüğü Seattle kadar olan yaralanmaları.
#23 - Gençlere Özgü Entellektüellik Yasası
Çocuklar yetişkinlerden daha zekidirler ve her zaman boyutlarının neredeyse iki katı kadar sinir bozucu olurlar (bkz: Chibi-usa )
#24 - Americanthropomorphism Yasası.
Gerçekten çirkin kötü karakterler her zaman sıska Amerikalılardır.
#25 - Amerikalıları Zihinsel Olarak Küçümseme Yasası
Aptal iyi karakterler her zaman iri Amerikalılardır.
İlk sonuç: Gerizekalı Amerikalı kahramanlardan daha aptal olan kişiler Amerikalı çevirmenlerdir.
İkinci sonuç: Amerikan çevirmenlerden daha da aptal olanlar ise Amerikalı yayıncılar ve sansürcülerdir.
#26 - Çene Orantısı Yasası
Kişilerin ağız büyüklükleri çıkardıkları sesin yükseklik derecesiyle doğru orantılıdır. Yani ne kadar çok bağırırsa o kadar büyük bir ağzı olur
#27 - Kedigil Mutasyonu (dönüşümü) Yasası
Yarı kedi yarı insan olanların çoğunun ortak özellikleri şunlardır:
-
Dişi olmak
-
Geniş duyma gücüne sahip olmak bazen bir kuyruğa da
-
Mümkün olabildiği kadar küçük giysiler giyebilmek
#28 - Ateş Gücünü Koruma Yasası
Düşmanı tek seferde yok edebilecek kadar kuvvetli bir silah varsa, bu silah en sona saklanır ve son şans olarak kullanılır.
#29 – Teknolojik Kullanıcı Yasası
Uzay gemisi ve benzeri araçların yönetimi için resmi eğitim gerekliliği karmaşıklığı ile ters orantılıdır.
#30 - Zıtlaşma Parlaması Yasası
Savaşçılık ve kuvvet gibi özellikler ya da güçlü iyi duygular son derece yüksek seviyeli ve gizemli bir parlaklık şeklinde oluşumlar yayar. Bu oluşumlar genellikle kötü karakterler için kırmızı iyi karakterler içinse mavi renkte betimlenir. Bunun nedeni mavi rengin elektromanyetik spektrumda kırmızı renkten daha üst seviyede olmasıdır.
#31 – İnsan Biçimli Olmayanların Düşmanlığı Yasası
Tüm çirkin ve insani olmayan yaratık türleri düşmandırlar ve genellikle olabilecek en adi yollarla insanlığı anlaşılması güç ve karanlık sebeplerden dolayı yok etmek isterler.
.Anime
kelimesi, anlamı animasyon veya çizgi film olan Fransızca'dan alınmış olan
Japonca bir kelimedir. Genel olarak Japon çizgifilmi olarak
tanımlanabilir.
Osamu Tezuka Japonya'da çağdaş
animenin öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8 mm'lik kamerasıyla küçük
animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max
Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların
yapıtlarıyla anime adı verilen yeni bir stil ortaya çıkmıştır.
Animeler normalde insanların
anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk
aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki
animasyonlardır. Halbuki animeler her yaştan insan için yapılır ve gerçek
hayatta olan veya olmayan hemen herşey onun konusu olabilir. Çizimleri çok
farklı ve etkileyicidir. Hatta Japonya da Prime Time denilen izlenme aralığına
konan milyonlarca kişinin izlediği animelerde bulunmaktadır. Çoğu animenin
içerisinde cinsellik öğeleride vardır ve bunu Walt Disney ekolü animasyonlarda
göremezsiniz. Küçük izleyicilerin anlamayacağı sadece yetişkinlerin sezebileceği
yapımlardır. Örneğin meşhur Sailormoon animesinde lezbiyen karakterler
bulunmaktadır. Tabiki anime sadece cinsellik üzerine kurulu değildir. Örnek
olarak pokémon adlı animede ash adlı pokémon eğitmeninin dünyanın en iyi pokémon
eğitmeni olmak için gösterdiği çaba ve maceraları anlatılmaktadır. Buna pek çok
örnek daha verilebilir.
Bazı animelerde karakterlerin
büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Bunu Japonların kısa boylu ve çekik gözlü
olmalarının yarattığı bir komplekse bağlayarak açıklayanlar vardır ancak bu
açıklama çizimlerin kökeninde batlı örnekler olduğunun bilinmemesinden
kaynaklanır . İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve
uzun bacakları vardı (Bambi vb.). Bu çizim tarzı bugün bazı batı
animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak Show TV ve TRT'de
yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı ve İngiltere'de yapılmış olan Genç Robin
Hood'u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan
karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.
Walt Disney'den etkilenen Osamu
Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır
ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni
Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun
bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu tür de olan
animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle
sanmaktadır.
Japonların boy-göz takıntıları
nedeniyle böyle şeyler yaptıklarına dönük inanç tamamen bir Aristo Mantığı'nın
bir çıkarımıdır. Yani "biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir"
gibi bir önermedir. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir
tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç vardır. Uzakdoğu insanında böyle bir
takıntı olduğu yadsınamaz. Japonya'da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer.
Ama unutulmaması gereken birşey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı
olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda
vardır.Ama animelerde sadece büyük gözler uzun bacaklar değilidr göze çarpan
çoğunluğunda bizim normal hayata verdiğimiz tepkiler mimikler ve jestler daha
fazla abartılı bir görsellikle ifade edlir.Örn: ağlayan bir anime çigi
kahramanın gözü yaşalrından sel olması başından dumanalar çıkması
gibi...
İşte Örnek:![]()
Türkiye'de bilinmemesine karşın
birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok
saygın festivalde ödüller kazanmaktadır.
İlk renkli anime sinema filmi
olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin
festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya
başlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da
arttırarak sürdürmektedirler.
Anime'nin başarısına doğal
olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmamaktadır. Uzun süredir
batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılmaktadır ve sonuçta ortaya
mükemmel animeler çıkmaktadır. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious
Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi bir çok
örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık
anime'lerin başarısını açıkca kabul etmektedir.
Bu nedenle, 1996 yılında
yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük
temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve
pazarlanmasını üstlenmiştir. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime
filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım
yapmaya başlamıştır. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors
the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney
tarafından ödenmiştir. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği
Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4
milyon dolar harcayarak animelere vediği önemi bir kez daha
vurgulamıştır.
Kaynak:Wikipedia
Ansiklopedileri
| Türk TV' lerinde Yayınlanan Animeler, İzlediğimiz Animelerin Listesi |
Star'da bildiğim kadarıyla bir samuray animesi hatırlamıyorum ama 90'ların başından bahsediyorsan Karasu Tengu Kabuto olabilir.Son birkaç yıl içerisinde yayınlanan kılıç temalı tek Anime vardı o da Rurouni Kenshin'dir
Arkadaşlar , Türkiye'de yayınlanan Anime'lerin tamamı olmasa da %75-80'ini listelediğim bir Arşiv projesi yazım var.Eğer ismini bilmediğiniz bir Anime araştırıyorsanız öncelikle bu listeye bakın.Ayrı ayrı Topic'lerde belirtmeyin , bu topic'e yazın.
Aşağıda göreceğiniz liste benim tarafımdan hazırlanmıştır , eklemede bulunmak isteyen bulunabilir ama öncelikle listeyi hazırlarken uyduğum bazı kuralları yazayım ki liste sonradan bozulmasın :
1- Bu listenin hazırlanmasının esas amacı izleyicilerin bu orjinal isimlerden hareketle az izleyebildikleri Anime'lere farklı yollardan ( trade , DVD siparişi , TV yayını isteği vs ) ulaşmalarını sağlamaktır.Bu nedenle Türkiye'deki adlarıyla değil Japonca yada İngilizce'deki adlarıyla yazılacaklardır.
2- Bu listeye Anime çizgileriyle hazırlanmış Amerikan animasyonları ( Thundercats , veya Transformers gibi ) veya yönetmeni Japon olamayanlar bu listeye dahil edilmeyecektir.Ancak... eğer yönetmeni Japon olup da hazırlayan ülke farklı olduğu halde Anime şeklinde olan yahut daha önce mevcut bir Anime serisinin remake'si şeklindeyse ( RoboTech yada Voltron gibi ) bu listeye eklenebilecektir.
3- Listeyi çok baymamak babından masal yada hikaye uyarlamalarının tamamını listeye eklemedim.
4- Listedekilerin tamamına yakınını izledim yada direkt güvendiğim bir kaynaktan yayınlandığını konfirme edebiliyorum.Eğer sizin de eklemek istediğiniz Anime'ler varsa ya başka birinden konfirme etmiş olun yada www.anidb.com , www.animenfo.com , www.animenewsnetwork.com , www.public.iastate.edu/~rllew/anitv.html ve www.planete-jeunesse.com sitelerindeki arama kısmından tam ismini konfirme edip edemeyeceğinize bir bakın.
5- Kimi zaman TV'ler orjinal ismi üzerinde oynamalar yaparak yayınlıyorlar bu durumda o isimle arama yaptığımızda sonuca ulaşamadığımız oluyor. ( Strikers gibi ) Aynı şekilde bazı serileri de eski tarihinden dolayı yayınlanıp yayınlanamadığımdan %100 değil de %70 emin olabiliyorum.Bu tür serileri [ not confirmed ! ] olarak belirttim.Bilginiz olsun.
6- Lütfen listede benim iznim olmadan alıp kullanmayın ve değişiklik yapmayın.
SİMDİYE KADAR TURK TV'LERİNDE YAYINLANAN ANİMELER - .:Beta:. V.03
TRT 1 / TRT 2 / TRT 3 : Eski Dönem :
Kimagure Orange Road
Voltron : Defenders of Universe ( 1981 tarihli "Golion" 'ın uyarlaması )
Kikou Dantai Dairugger-XV (Amerikan - Japon ortak yapımı olup Amerika'da Voltron : Vehiche Team adıyla gösterildi)
RoboTech : Macross Saga ( 1982 tarihli "Super Dimensional Fortress Macross" 'un uyarlaması )
RoboTech II : Sentinels Movie
Nadia : Secrets of Blue Water
Future Boy Conan
Muu no Hakugei ( "White Whale from Mu" )
Venus Wars
Laserion
Goshogun
Chodenji Robo Combattler V
Toshou Deimos
Space Cruiser Yamato (3. sezon Movie'siyle beraber yayınlandı)
Baldios Movie ( a.k.a. "Space Warriors Baldios Movie" )
Gatchaman ( a.k.a. "G Force" )
Gorilla Force
Ace o Narae ( a.k.a. "Aim for Ace!" )
Hajime Ningen Giatrus ( a.k.a. "First Human Giatrus" )
Juuichinin Iru! ( a.k.a. "They Were Eleven" )
El Hazard : The Wanderers
Watashi no Ashina ga Ojisan ( a.k.a. "Daddy - Long - Legs" )
Robotan
Esteban : Mystery of Gold Cities
Kimba the White Lion
Valley of Windaria
Wedding Peach
Sanchiro Plawres
Kaze no Naka no Shoujo Kinpatsu no Jeanie
Grey : Devil Digital Target
Karate Baka Ichidai
Ahiru no Quack
Calimero
Hai! Step Jun
Honoo no Alpen Rose: Judy & Randy
La Seine no Hoshi
God Mars
TRT 1 / TRT 2 / TRT 3 / TRT INT / TRT GAP : Yeni Dönem :
SailorMoon
Lost Universe
Chitcha na Yukitsukai Sugar ( a.k.a. "A Snow Fairy Named Sugar" )
Go Go Five Twins
Puchi Puri Yushi
I Love You Bu-bu Cha-cha
Hana no Ko Lunlun
Lady Lady / Hello Lady Lynn
Pokemon Movie : Mewtwo Returns!
Show TV :
Mirmo Zibang!
Tottoko Hamutarou
Dedective Conan
SlamDunk
Magic Knight Rayearth
Space Adventure Cobra
Legend of Zorro
Dashu! Kappei
Kanal D :
Tottoko Hamutarou
Rurouni Kenshin
Captain Tsubasa
Captain Tsubasa 2002 : Road to World Cup
Digimon / Digimon Zero 2
Digimon Tamers
Yu-Gi-Oh!
Monster Rancher
Kyoryu Bouken Jura Tripper
Hello Kitty
Candy Candy
Red Baron
Ninja Kabuto
ATV :
Kikou Dantai Dairugger-XV (Amerikan - Japon ortak yapımı olup Amerika'da Voltron : Vehiche Team adıyla gösterildi)
Sailor Moon
Dragon Ball
Pokemon
Power Stones
Beyblade
Duel Masters
Star TV :
Voltron : Defenders of Universe ( 1981 tarihli "Golion" 'ın uyarlaması )
Ashita-e Free Kick (a.k.a. Strikers)
Kimba the White Lion
Coo : It Came From The Sea
Card Captor Sakura
Yu-Gi-Oh!
One Piece
Dragon Ball
Kamikaze Kaitou Jeanne
Magical Do Re Mi
Rockman EXE (a.k.a. Megaman NT Warrior )
Pokemon
Kanal 6 / Tele On :
Aoki Densetsu Shoot!
Saber Rider & Star Sheriffs
Gorilla Force
Speed Racer / Racer X
Ganbare Genki
Rose of Versailles
Crystal Triangles
Hime-chan No Ribbon
Three Muskeleteers
Samurai Pizza Cats ( a.k.a. "Kyattou Ninden Teyandee" )
Judo Sanka
STV :
Saber Rider & Star Sheriffs
Ashita-e Free Kick (Orjinali öyle olmasa da Strikers adıyla yayınlanmıştır ülkemizde)
Kimba the White Lion
HBB :
Saber Rider & Star Sheriffs
Legend of Galactic Heroes
Speed Racer / Racer X
Futari Taka
God Mazinger
Tokusou Kihei Dorvack
TGRT :
Choudenji Robo Combattler V
Kyoryu Bouken Jura Tripper
Toshou Deimos
Mesaj TV :
Bio Armour Booster : Guyver
Esteban : Mystery of Gold Cities
Brt:
Dedective Conan
You're Under Arrest
Magic Knight Rayearth
Rose of Versailles
Dr. Slump
Robin Hood no Daiboken
Hana no Ko Lunlun
TV8:
Yu-Gi-Oh!
CINE 5 / Maxi Tv :
Demon of Steel : Battle of the Great Demon Beasts
RoboTech : Macross Saga ( 1982 tarihli "Super Dimensional Fortress Macross" 'un uyarlaması )
Rurouni Kenshin
Goshogun Movie : The Time Estranger
Cliffhanger [ not confirmed ! ]
Gray : Devil Digital Target [ not confirmed ! ]
Samurai Pizza Cats ( a.k.a. "Kyattou Ninden Teyandee" )
KanalTürk :
Bio Armour Booster : Guyver
FOX Kids / JetX :
Oban Star Racers
Shaman King
Sonic X
CNBCe :
Howl's Moving Castle
Saiyuuki (1960)
DigiTürk (JoJo - Kanal 66) :
Tokyo Mew Mew
Yu Gi Oh!
Panda Z
F Zero
JoJo's Blizzare Adventure [ not confirmed ! ]
DigiTürk (S'Nek Tv)
GunGrave
Samurai Champloo
Tenjou Tenge
Ikkıtousen
DigiTürk (MovieMax)
Yu Gi Oh! : The Movie
Metropolis
Cowboy Bebop - The Movie : Knock'n Heaven's Door
Blood : Last Vampire
DigiTurk (Lig TV)
Hungry HeartWild Striker [ not confirmed ! ]
Kanal 1 :
Bakouten Shoot Beyblade
Pokemon Movie : Mewtwo Returns!
__________________________________________
DİĞERLERİ :
Şurada yazacaklarım ise farklı zamanlardan 3-4 TV kanalı tarafından birden yayınlanmış olanlar (Kanalların yayın sırasını tam hatırlamadığımdan buraya yazacağım)
-Candy Candy
-Anne Of Green Gables
-Alps no Shojo Heidi
-Remy
-Little Women
-Lady Georgie
-Maya The Honey
-Hachijunichikan Sekai Isshuu
-Cinderella Monogatari
Bunun yanısıra ne %100 Japon ne de %100 Anime olan , bu nedenle çok az kaynakta bilgiye ulaşabileğiniz seriler var.
Cine5 , Show TV , ATV :
L'ecole Des Champions ( log : Animasyon dışında herşeyi Fransa'da tamamlanmış , Animasyonu ise Japonya'daki Nippon stüdyolarında hazırlanmış hybrid bir seri.Japon versiyonu ( " Moero Top Striker " ) tamamen aynı olmasına rağmen biz ülkemizde birkaç bölüm eklenerek uzatılmış Uluslararası versiyonu izledik. )
Kanal D , Kanal D Çocuk , JoJo Tv :
Transformers Armada / Transformers Energon ( log : Tek kanallı dönemde TRT , sonrasında ise Star TV'de yayınlanan Amerikan yapımı orjinal seri Transformers'in aksine Transformers Armada , Japon versiyonu olan " Transformers : Micron no Densetsu " ile aynı çalışma içerisinde üretildi.Biz ülkemizde uluslararası halini izledik ama büyük ihtimalle Japon versiyonunun tek farkının dublaj olması gerekiyor gibime geliyor çünkü çizimler -nerdeyse- tamamen aynı gibi )
MANGA

Manga, Japonların çizgi roman çizgi roman için kullandıkları sözcüktür. Manga kelimesinin bilinen ilk kullanımı 1770'li yıllara dayanmaktadır. 19. yüzyıl boyunca kelime özel olarak, üzerinde karikatürler bulunan ağaç bloklarını, özellikle de Hokusai Katsushika'nın 1819'da yayınlanmış olan ve öğrencilerinin kullanması için kendisinin çizdiği taslak, çizim ve karikatürlerini adlandırmakta kullanılmıştır. Hokusai çizdiği taslakları iki Çince karakterin ["man" (kaygısız, ilgisiz) ve "ga"(resim)] birleşiminden oluşan “manga” kelimesiyle tanımlamıştır.

Tarihçe
Japonya din ve kültür anlamında büyük ölçüde Çin’den etkilenmiştir. Özellikle 6. ve 7. yüzyıllarda yeni ve güçlü bir din olarak Budizm’in Japonya’da benimsenmesiyle birlikte, Budist tapınaklarının yapımını ve duvar resimlemelerini de beraberinde getirmiştir. Nara şehri bölgesinde bulunan Toshodoiji ve Horyuiji tapınaklarının duvarlarına ve tavanın arkasına İnsanları ve hayvanları konu alan çok çeşitli karikatürler yapılmıştır.
Japonya’nın bilinen ve tarihi kayıtlara geçmiş ilk karikatürler, 12. yüzyılın başlarında, Toba adında bir Budist rahip tarafından çizilen Chojugiga (Hayvan Yazıları)dır. Öyküsel ve resimli bu çalışmalar Japonların kendi mizah anlayışlarını da ekledikleri Çin sanatından köklerini almıştır. Chojugiga gibi resimli yazıların, Japon öyküsel çizgi roman sanatının hayatta kalan en eski örnekleri arasında olduğu kabul edilmektedir. Resimler ve yazılar günümüz çizgi romanlarındaki gibi sayfaların ya da çizimlerin çerçevelere bölünerek kullanılmasa da, bir sürekliliği sağlayacak şekilde, uzun bantlar halinde resimlenmiştir. Bütün kültürlerdeki ilk sanat türlerinde olduğu gibi, birçok erken dönem Japon resimli öyküsü de dini temalar içermektedir. Fakat konuların ciddiyeti sanatçıların mizahi yaklaşımını etkilememiştir. 1192-1333 yılları arasında süren Kamakura dönemi sırasında yaşanan savaşın tüm ülkede en yoğun olduğu zamanlarda resimler, Budist inancın altı dünyası olan cennet, insanlar, dev tanrılar, hayvanlar, aç hayaletler ve cehennemi betimlemek için yapılmıştır. Görüntüleri deforme edilen şeytanların insanları korkutması, karnı aç yaratıkların cesetleri ve pislikleri yemesi, hastalıkların ve deliliğin ölümlülerin evlerine girmesi, garip ve sakat insanlarla çok korkunç bir dünya tasvir edilmiş ama sanatçılar bunları mizahi karikatürler gibi çizmişlerdir.
Edo dönemindeki tahta blok basımıyla, dünyanın bilinen ilk “çizgi roman kitapları” basılmıştır. İlk dönem dini resimlerde olduğu gibi ardışık panelleri ve sözcük balonlarını içermeyen, fakat yirmi sayfalık ipli cilt veya akordeon katlama tarzıyla bağlanmış bu kitapların yapımı ve çoğaltılması ilerleyen yıllar boyunca geliştirilmiş ve halk tarafından çok sevilmiştir. Bu örneklerden en ünlüleri 1702 yılında “Hayvan Yazıları”nın devamı niteliğinde bir eser ortaya koyan Shumboku Ooka’nın Toba Resimleridir (Toba-e). Tek renk basılan ve kitapçık haline getirilen Toba-e’lerden binlerce basılmıştır. İçindeki tek renk çizimleri renklendiren okuyucular tarafından çok tutulmuştur.


Toba-e
1853 yılında Amiral Perry tarafından yönetilen Amerika Birleşik Devletleri Donanması kendi kabuğuna çekilmiş olan Japonya’yı Batı ile ekonomik ilişkiler kurması için zorlamıştır. Elli yıl içerisinde feodal bir krallıktan çağdaş ve batılı bir topluma dönüşmeye başlayan Japonya’da sanat da dahil olmak üzere yaşamın bütün dallarında bir devrim yaşanır. Frederic Schodt bu durumu şöyle ifade etmektedir: “Japonyadaki toplumsal düzen ve teknoloji, karışıklıklarla ve çelişkilerle beraber geldi. İki kılıçlı eski Samuraylar palto ve melon şapka giymiş bir şekilde caddelerde dolaşmaya, eskinin vejetaryenleri de biftek yemenin yüceliklerini övmeye başlamıştı. Japonya’da binalara girerken ayakkabıları çıkarma geleneğine sadık kalan Japonlar bu kez ilk trenlerine binerken de garda ayakkabılarını çıkarmışlar ve gidecekleri yere vardıklarında ayakkabıları olmadığını görünce şoke olmuşlardı.”
Japonya’da, Avrupa tarzı çizgi romanlar İngiliz Charles Wirgman (1835-1891) ve Fransız George Bigot (1860-1927) tarafından tanıtılmıştır. Japonya’da “Wakuman” olarak anılan Wirgman, “Resimli Londra Gazetesi” için 1857 yılında Japonya’ya muhabir olarak gönderilmiştir. Bu ülkede bir evlilik yapan ve yaşamı boyunca Japonya’da kalan Wirgman kendini yetiştirmiş yetenekli bir sanatçı olarak tanınmıştır. Çağdaşlık bağlamında önemli değişimlerin yaşandığı Japonya’da karikatür ve çizgi roman sanatının en önemli dönüm noktalarından biri olarak nitelendirilen bir ilk gerçekleştirilmiş, İngiltere’de “British Punch” olarak bilinen derginin “Japan Punch” uyarlaması Charles Wirgman tarafından yayınlanmıştır. Gülmece içerikli “Japan Punch” dergisi Yokohama’da yaşayan yabancı topluluk için hazırlanmış, fakat daha sonra Japonlar için yeni bir mizah ve tarz sahibi olan bu dergi Japonca’ya çevrilerek basılmaya başlanmıştır. Japan Punch, içerik olarak yabancı topluluğun dışındaki yaşantıyla fazla ilgilenmemiş, tipik İngiliz davranış biçimlerini resimlemiştir. Zamanla Japon toplumunun yaşantısıyla ilgilenmeye başlayan Wirgman, Japon toplumunun modern hayata uyum sağlama sürecini eğlenceli fakat küçük düşürmeyen bir yaklaşımla çizmiştir. Japonlar için çizgi roman konusunda önem taşıyan ikinci isim Fransız George Bigot’dur. Bigot’nun Japon geleneksel hayatına bağlı olarak yaşadığı, örneğin kimono ve sandalet giydiği ve bir geyşayla evli olduğu bilinmektedir. 1887’de Japon toplumunu eleştiren karikatürler çizdiği dergisini yayın hayatına geçirmiştir.
1900’lerin başında Amerikan gazetelerinde yaygınlaşmaya başlayan çizgi bantların ve çizgi roman parçalarının etkisinde kalan japon çizerlerden biri olan Kitazawa, ilk sürekli karakterli Japon çizgi roman dizisini yaratmıştır. ”Togosaku to Mokube no Tokyo Kembutsi” adındaki çizgi roman parçaları Birleşik Devletler’deki benzerlerini örnek alan renkli pazar eki “Jiji Manga” dergisinde yayınlanmıştır. 1920’lerde Japonya’da siyasi ve toplumsal düşünce tarzlarında özgürleşmenin günlük yaşama taşındığı görülür. Amerikan etkisi, müzikten modaya ve dekorasyona kadar güncel olan her şeyde kendisini göstermeye başlamıştır. Bu dönemde çizgi roman sanatçıları, yozlaşma eğiliminde olan toplumu resmetmişlerdir.
Japonya’nın modern yaşama geçme çabası beraberinde ekonomik ve toplumsal bunalımları getirmiştir. Bu dönemde birçok entellektüel sanatçı, işçi sınıfı için propaganda amaçlı karikatür ve çizgi roman üretiminde bulunmaları için seçilmişlerdir. 1917’deki Rus Devrimi’nin başarısı Japonya’da benimsenmeye başlandığında, 1920 ve 30’lu yıllarda Japonya’da kurum karşıtı bir sanatçı olmak Marksist olmak anlamına gelmiş ve yetişkinler için hazırlanan kısa politik çizgi bantlar oldukça güncel olmuştur. Yeni bir güncel kültür ve çalışanlar sınıfı oluşmuş, feminist hareketler başlamış ve ekonomik eşitsizlik, politik adaletsizlik gibi sorunlar eleştirilerin hedef noktası olmuştur. Sol görüşlü sanatçılar tarafından Japon Manga Sanatçıları Federasyonu (Nihon Mangaka Renmei) gibi bazı bağımsız manga federasyonları kurulmuştur. “Musansha Shimbun” (Proleter Haberleri) ve “Senki” gibi dergiler düzenli olarak “Japonya Proleter Sanat Takımı” gibi sol gruptaki sanatçıların radikal görüşlü eserlerine yer vermiştir.
Son yıllarda görsel pop kültürün geleceğiyle ilgilenen herkesin dikkatini çeken japon çizgi romanları, Japon kültürüyle ve Japonya'nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşadığı zor koşullu dönemle iç içe geçmiş durumdadır. Bu dönemde Japon çizgi romanı bir tür evrim geçirmiş ve çok farklı türler ortaya çıkmıştır. Japonya'da savaş sonrası tüm ülkeye egemen olan ağır hayat şartları, ekonomik güçlükler ve kağıt sıkıntısı nedeniyle yayınevlerinin okuyucularına ulaşabilmek için kiralık manga uygulamasını başlamasına sebep olmuştur. "1950'lerin ortasında manga kiralayan dükkanların (kashihonya) sayısı hızlı bir artış gösterdi ve 30.000 dükkana ulaştı. İsteyenler 10 Yen karşılığında istedikleri bir kitap veya dergiyi 2 günlüğüne kiralayabilmekteydiler. Shadow (Kage) (Gölge) ve Street (Machi) (Sokak) zamanın en büyük iki kiralık ‘manga’ dergisi oldular. 1956-59 yılları arasındaki kiralık ‘manga’ların her biri ayda yaklaşık 160.000 genç erkek tarafından okunmaktaydı."

Shadow (Kage) (Gölge)
Anime ve Manga Türleri
Anime ve Manga türleri; Komedi, aşk, macera gibi türlerin yanı sıra terimlerle hitap edilen türleri de vardır, bunlar:
Shônen: Erkekler için yapılmıştır, genelde iyiyle kötü arasındaki kanlı savaşı anlatır, ama son yıllarda aşk ve macera üzerine eğilmeler olmuştur. "Shonen" ve "Shounen" olarak da karşımıza çıkıyor. Çoğu ülkede shounen türü tv'lerde çocukların psikolojisini bozduğu ve şiddete özendirdiği için yasaklanmıştır. (Örn: I"s, Video Girl Ai, DragonBall, Naruto, Zombie Powder)
Shôjo: Kızlar için, genelde konu aşka dayanır, mangalarında çizimleri farklıdır ve gözler normalden de büyük olur, genelde sevimli karakterler kullanılır. Ergenlik çağındaki kızları hedef alır. "Shoujo" da denir. (Örn: Sailor Moon, Card Capture Sakura, Darling wa Namamono ni Tsuki)
Chibi (Super Deformed): Bunlar ya küçük çocuklar için yapılmıştır ya da komedi unsurudur. Diğer türlere göre bu türde yapılmış pek anime veya manga yoktur. Genelde tv serilerinde bölümün sonunda çıkarlar. (Örn: Record of Lodoss War)
Mecha: Dev robotlar savaş, ölen pilotlar vs vs.. En çok tutulan türlerden biridir. Robot tasarımları büyük önem taşır eğer robotunuz seyirciler veya okuyucular tarafından beğenilmezse eseriniz berbat demektir. Örneğin en iyi mech serilerinden olan Macross serisi, Macross 7 gibi kötü bir yapım yüzünden beklediği başarıyı elde edememiştir, aksine Macross Plus çok iyi bir yapım olmakla beraber 4 yıl boyunca süren araştırmalar sonucu yapılmıştır, şu an Macross Firması Macross 7'yi unutturmak için çalışmalar yapıyor. (Örn: Macross Serisi, Escaflowne, Gundam)
Echi: Bunun üstünde kısa kısa duracağım çünkü tek başına pek bir işe yaramaz, genelde shônen türünde bulunur. Garip espriler, aşırı olmamak kaydıyla sapıklık vardır (Örn; Chobits, Tenjo Tenge, I"s)
Hentai: Bu tür genelde erkekler içindir ama kızlardan da izleyen ya da okuyan yok değildir. "Adult Anime" olarak da adlandırılır. Cinsellik ağırlıklıdır, genelde "18 yaş ve üstü" uyarısı olur. En çok para yapan sektörlerdendir. (Örn: LaBlue Girl, Shin Angel, Shusaku Replay Night)

Mecha'ya örnek resim
Günümüzde Durum
Günümüzde, Japon çizgi romanlarının en bilinen şekli öykülü çizgi romanlardır. İlk defa çizgi roman dergilerinde seri halde yayınlanmış daha sonra da kitap haline getirilmişlerdir. Hepsinin tamamı binlerce sayfa uzunluğuna erişmektedir. Birçok Japon çizgi romanının ilk defa görüldüğü çizgi roman dergileri birbirinden ayrı türler olarak, genç erkekler, genç kızlar, yetişkin erkek ve kadınlar için hazırlanmıştır. Ancak günümüzde hepsi, giderek artan değişik kültürlerdeki okuyucu kitleleri tarafından okunmaktadır. Amerikan çizgi romanlarıyla aralarında çok az benzerlik vardır. Mangaların en büyük farkları, çok sayıda sayfaya sahip olmalarıdır. Amerikan çizgi romanları genellikle 30-50 sayfa kadar basılırken, Japonya’da haftalık bir çizgi roman dergisi yaklaşık 400 sayfa olarak basılmaktadır.
Japon kitap piyasasının % 30'unu kapsayan Manga endüstrisi ayrıca önemli bir ekonomi faktörü olmuştur. İstatistiklere göre her Japon yılda 15 Manga almaktadır. Buda ekonomiye yılda 250 Milyar Yen (31 Milyar YTL) gibi büyük bir katkı yapmaktadır.
Kaynakça
• Elif VAROL (2003) UZAKDOĞU KÜLTÜRÜNDE ‘JAPONYA ÖRNEĞİNDE’ ÇİZGİ ROMAN SANATININ GELİŞİMİ, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi
• Onur Alparslan, "Geçmişten Günümüze Manga Tarihi"
• Burak Aydın (2003) "Nedir bu Anime? Peki Ya Manga?", MANGANİME DERGİSİ, S:1
ANiMASYON
Bilgisayar animasyonları artık o kadar yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı ki, hayatımızın hemen hemen her alanında bilgisayar animasyonlarına rastlamamız mümkün. İşte animasyonların yoğun olarak kullanıldığı alanlardan kısaca bahsedelim:
Bilimsel canlandırma: Bilgisayarlar tarafından hazırlanan grafik ve canlandırmalar, bilimin hemen hemen her dalında yararlanılan vazgeçilmez öğelerdir. Jeoloji, astronomi, denizbilimi, yüksek atom fiziki vb. birçok bilim dalı bilgisayar animasyonları sayesinde daha anlaşılabilir hale getirilebilmektedir.
Eğlence: Sanırım bu konuda, sadece günümüzde oynadığımız bilgisayar oyunlarına bakmamız yeterli olacaktır. Her oyunda, oyunun tanıtımı amacıyla yapılmış animasyonları ve oyunun içerisinde yüzlerce animasyon da bulmanız mümkün.
Eğitim: Eğitimin daha zevkli ve daha çekici hale getirilmesi için birçok araştırma yapılmaktadır. Bu konuda kullanılan en etkileyici uygulamalardan birisi yine bilgisayar animasyonlarıdır. Bilgisayar animasyonları sayesinde çocukların hem kavrama kabiliyetleri artırılmakta hem de bu animasyonların onların ilgisini çekecek tarzda hazırlanmasıyla konuya ilgileri daha kolay toparlanmaktadır.
Mimarlık: Bilgisayar animasyonlarından yararlanılan ve son yıllarda ülkemizde de oldukça popüler hale gelen bir diğer kulanım alanıdır. Mimarlık çalışmalarında iç dekorasyon olsun, çevre düzenlemesi olsun, yapılacak mimari çalışma olsun önceden bilgisayarlar tarafından canlandırılabilir ve daha plan aşamasında iken bu düzenlemeler gerçekçi bir şekilde izlenebilir, mimari yapı içerisinde önceden dolaşma şansı elde edilebilir.
Multimedya: Multimedya, bilgisayar animasyonlarının en çok kullanıldığı alanlardan birisidir. Bilgisayar animasyonları, özellikle sunum oluşturulması işlemlerinde çok yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Kullanılan bilgisayar animasyonları sayesinde, uygulamalar çok daha canlı ve etkileyici olmaktadır.
Mühendislik: CAD, eskiden beri mühendislerin en büyük yardımcısı olmuştur. Animasyonlar sayesinde artık tasarlanan ve geliştirilen her türlü araç ya da parça canlandırılabiliyor. Özellikle otomotiv ve uçak sanayinde çok yoğun bir şekilde animasyonlardan faydalanılmakta, tasarlanan her türlü hareketli parça,animasyonlar sayesinde incelenebilmektedir.
Reklam Sektörü: Reklam sektöründe bilgisayarlar, son yıllarda en çok kullanılan araçların başında gelmektedir. Bilgisayarın reklam sektöründe kullanılmasıyla, reklamların etkinliği ve akılda kalıcılığı artırılırken, her türlü reklam fırsatı kullanılabilir hale gelmiştir. Günümüzde, reklam filmlerinde sıkça gördüğümüz, cansız eşyaların insan gibi hareket etmesi işlemi de, animasyonlardan faydalanılarak yapılmaktadır. (Meselâ, dans eden bulaşık deterjanları vb.)
Sinema: Bilgisayar animasyonları; gerçekleştirilmesi oldukça pahalı ve zor olan birçok film sahnesinde özel efektler yapmak amacıyla kullanılmaktadır. Abyss, Terminatör 2, Jumanji ve Jurrassic Park gibi filmlerdeki özel sahnelerde bilgisayar efektleri kullanılmıştır.
Televizyon: Bilgisayar animasyonlarına sıkça rastladığımız bir başka uygulama alanı ise TV’lerdir. TV’lerdeki programların jeneriklerinden, sanal stüdyoların gerçekleştirilmesine kadar birçok alanda bilgisayar animasyonları kullanılmaktadır.
Uzay Çalışmaları: Uzay çalışmaları konusunda bilgisayar animasyonlarının ne derece etkili olduğunu her geçen gün görmekteyiz. En son, Mars gezegenini inceleyen PathFinder adlı uzay aracının çalışma sistemi ve yaptığı çalışmalar, kamuoyuna bilgisayar animasyonları ile tanıtıldı. Ayrıca bu araç ve gereçlerin yapılmasında da bilgisayar animasyonlarından faydalanılmaktadır.
Video: Bilgisayar animasyonları bir hikâyenin tamamıyla canlandırılış sunulması amacıyla da kullanılıyor. Bu teknikle oluşturulan birçok video filmi de mevcuttur. Walt Disney ve bazı firmaların hazırladığı videolar, bu konudaki en iyi örneklerdendir.
WEB ANİMASYON
Web'de ki animasyon, başka hiçbir yerdeki animasyondan daha değişik çalışmaz. Animasyon ard arda gösterilen statik image lardan oluşur. Kareler daha hızlı ilerledikçe animasyonun akımı da artar. Malesef, Web oldukça yavaş bir yer olabiliyor ve hızlı çalışması gereken animasyonlar özel bir teknoloji kullanılmazsa ekranda donabiliyor.

3D ANİMASYON
3D animasyon ve grafiklerin önemi gün geçtikçe artıyor. ilerleyen teknoloji ve ihtiyaçlar zaman içersinde görselliğin daha ön plana çıkmasına sebep oldu. Özellikle sinema sektörünün son yıllarda yoğun bir şekilde bilgisayar grafik ve animasyonlarına yer vermesi, bilgisayar oyunları ve eğlence sektörünün eskiye oranla dev adımlarla büyümesi dikkatlerin 3D programlarına çevrilmesine sebep oldu. Özellikle kullandığımız bilgisayar sistemlerindeki performans artışı ve görsel alandaki gelişmelerle 3D programları kendilerini daha da geliştirme şansına sahip oldu.
3 boyutlu animasyonun aşamaları şunlar:
1. Storyboard (hikaye belirlenir)
2. Modelleme
3. Animasyon
4. Shading (yüzey özelliklerinin belirlenmesi)
3D Studio Max ve Authorware 3 boyutlu çizim programlarının en iyileridir.
Kaynak: Mutasyon.net
Geçmişten Günümüze Manga Tarihi
|
"www.anime.gen.tr sitesinden
alinmistir" A) Manga'nın Ortaya Çıkışı ve 2. Dünya Savaşı'na Kadarki Dönem ![]() 12. Yüzyılda Çizilmiş Bir Resim 12. yüzyılın başlarında, tapınak duvarlarına ölümden sonraki hayat ve hayvanlar hakkında resimler çizilmeye başlandı. Bu resimler oldukça kabaydı ve figürler abartılmıştı ama stili bugünkü manga stiline benzerdi. Özellikle de 12. yüzyılda Toba [1053-1140] adındaki budist bir din adamının kuşlar ve diğer hayvanlar hakkında çizdiği ve Choujuugiga (The Animal Scrolls) adı verilen eseri ünlüdür. 1600'lü yılların başında bu resimler tapınak duvarları yerine odun bloklarına çizilmeye başlandı. Edo periyodunda (1603-1868) çizilen ve Ukiyo-e olarak adlandırılan bu resimlerde dinsel konulardan çok cinsel konular, özel binalar ve satir resmediliyordu. Resimler tek renkli olarak çiziliyor ve renkler gölgelendirmeler ile tasvir ediliyordu. ![]() 13. Yüzyılda Çizilmiş Bir Resim 1702 yılında Shumboko Ono adında ünlü bir manga sanatçısı bu resimlerden bir kitap hazırladı. Bu bir hikayeden daha çok resim kolleksiyonuna benziyordu. Manga kelimesinin bilinen ilk kullanımı 1770'li yıllara dayanmaktadır. 19. yüzyıl boyunca manga kelimesi özel olarak, üzerinde karikatürler bulunan odun bloklarını (Hyakumenso), özellikle de Hokusai Katsushika'nın(1760-1849) 1819'da yayınlanmış olan ve öğrencilerinin kullanması için kendisinin çizdiği skeç, çizim ve karikatürlerini adlandırmakta kullanılmıştır. Hokusai çizdiği skeçleri iki Çince karakterin ["man" (rasgele) ve "ga"(resim)] birleşiminden oluşan Manga kelimesiyle tanımlamıştır. Aslında bu eski eserleri günümüz manga'sının kökeni olarak kabul edilmesi konusunda bazı tartışmalar vardır. Will Eisner'ın dediği gibi eğer manga kökenleri ile bağlı bir sanat ise çok eski bir tarihsel geçmişe sahip demektir. Ama bazı araştırmacılar, manga'nın kökenini bu kadar eskiye götürmenin, Avrupa çizgi romanlarının kökenini taş devrinde mağara duvarlarına çizilmiş resimlere göndermekle aynı şey olduğu söylemektedirler. Bazı araştırmacılar ise manga'nın kökenlerinin eskiye dayandırılmasının nedeninin, sanatçıların mangayı geleneksel bir japon sanatıymış gibi göstererek savaş sonrasında manga'nın devlet baskısına uğramasını önleme çalışmaları olduğunu düşünmektedirler. Ama ne olursa olsun, 12. yüzyıldan kalma bu resimlerin günümüz manga eserlerine olan inanılmaz benzerliği su götürmez bir gerçektir. Man
GaBir İngiliz olan Charles Wirgman 1862 yılında, Japonya ile ilgili haberleri konu alan Japan Punch adında İngilizce bir dergi çıkarttı. Dergi için çizdiği karikatürlerde gölgelendirme, perspektif ve konuşma balonu gibi bir çok ilginç teknik uyguladı ve zeka dolu hicivli bir tarz kullandı. Bunu takip eden Fransız George Bigot gibi birçok avrupalı karikatürcü bu türde örnekler vermeye başladı. Ardından Japon sanatçılar da bu türü benimsediler ve ilk gerçek değişim başladı. Japon sanatçılar o güne kadar kullandıkları fırçalar yerine kalemler kullanıp, o güne kadar bir tabu olan "düzeni eleştirmeme" yargısını yıktılar ![]() Rantoone (1869) Charles Wirgman Japan Punch dergisi tercüme edilip Japonya'da yayınlanmaya başladı ve bunu diğer yeni çıkan hiciv dergileri izledi. Kısa sürede Yokohama'nın Mamaru Chimbun(1877) dergisinin önderliğinde bütün büyük Japon şehirlerine yayıldılar. Bu dönemden günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da "İngilizce" kelimelerin geçmesidir. Sonuç olarak Charles Wirgman Japon karikatürünün babası kabul edilmektedir ve adına her yıl anma törenleri düzenlenmektedir. ![]() Japan Punch 1902 yılında ilk Japon çizgi bantı (comic strip) olan "Tagosaku To Mokubei No Tokyo Kembutsu" Rakutan Kitazawa tarafından çizilip ilk gerçek Japon gazetesi olan Jiji Shinpo'nun Pazar ekinde yayınlandı. Bu çizgi bantta Tokyo'ya giden ve devamlı homurdanan iki taşralı konu ediliyordu. Eserleri olan Doncia ve Tonda'da Amerikan karikatürcülerinin stillerini ve düşüncelerini kullanmasına rağmen kendine özgü buluşlarıyla Japonya'ya özgü bir orjinallik taşıyordu.1966'da kurulmuş olan Omiya Karikatür Sanatı Şehir Müzesi Rakutan Kitazawa'ya adanmıştır. (Not: 1890 yılındaki Ertuğrul Gemisi faciasından sonra Japon halkının topladığı yardımları getiren temsilci grubunda bulunan ve II. Abdülhamit'in isteği üzerine aralarında Mustafa Kemal Atatürk'ün de bulunduğu rivayet edilen 5 Türk subayına Japonca öğreten Seitaro Noda adlı gazeteci de Jiji Shinpo gazetesinde çalışmaktaydı - Alpin) Taisho periyodunda [1912-1926] Miyao Shigeo'nun Dango Kushisuke'nin Maceraları (Dango Kushisuke Manyuki) gibi çocuklar için hazırlanmış manga'ları göze çarpar. Bu eserin baş kahramanı ismini şişler üzerinde mochi topları döndürmesinden almıştır. Ama manga ve manga artisti (mangaka) kelimeleri Showa periyodunun [1926-1989] başına kadar Japon günlük hayatının parçası olmamıştır. Manga kelimesinin 1930'larda Japonya'daki günlük hayata girmesi, ilk strip halindeki karikatürlerin gazetelerde yayınlanmaya başlamasıyla tamamlanmıştır. ![]() Rakutan Kitazawa 1920'ler Bu yıllarda iki tür çizgi bant (comic strip) yayına başlamıştır. Bunlardan biri, çocuklar için hazırlanan ve Amerikan gazetelerindeki benzer yapıtlardan etkilenmiş olan çizgi bantlardı. Pat Sullivan'ın yapıtı Felix The Cat , Bud Fisher'ın Mutt ve Jeff gibi eserleri Japoncaya çevrilip Hochi ve Asahi Graph gibi gazetelerde yayınlandılar. Bu eserler oldukça popüler oldular. 1920'lerin başında Asahi Graph gazetesinin baş editörü Suzuki Bunshiro, Avrupa ve Amerika'yı gezerken çocuklar için bir çizgi bant tasarladı. Japonya'ya dönünce, küçük bir oğlan ve sincap hakkında bir öykü yazdı. The Adventures of Little Sho (Sho Chan no Boken) ilk çocuklar için hazırlanmış başarılı çizgi bant oldu. Kodansha firması, 1920'lerde hikayeler, fotoğraflar ve seri halinde çizgi bantlardan oluşan çocuk magazinleri hazırlamaya başladı. ![]() Musansha Shimbun Dergisi Kapak resmi Masamu Yanase tarafından çizilmiştir Aynı zamanda yetişkinler için hazırlanan kısa politik çizgi bantlar da oldukça popüler oldular. Bu yıllarda birçok alanda kültürel ve sosyal değişimler yaşanmaktaydı. Yeni bir populer kültür ve çalışanlar sınıfı oluştu, feminist hareketler başladı. Ekonomik eşitsizlik ve politik adaletsizlik, eleştirilerin hedef noktası oldu. Sol görüşlü manga sanatçılarına göre manga devrim demekti. Japon Manga Sanatçıları Federasyonu (Nihon Mangaka Renmei) gibi bazı bağımsız manga federasyonları kuruldu. Bazı Marxist karikatürcüler, Proletarian Artist League (Proloterian Geijutsu Kai)'nin çalışan sınıfı politik ve kültürel programına katıldılar. Bu organizasyonun lideri olan Kobayashi Tokiji 1933'te bir polis karakolunda polisler tarafindan işkenceyle oldürüldü (Kinsella, 2000: 22). Worker's News (Musansha Shimbun), War Banner (Senki), Farmers' Manga (Nomin Manga) gibi bazı manga dergilerinde bazı sanatçıların hazırladıkları politik karikatürler ve çizgi bantlar yayınlandı. Masamu Yanase'nin A Capitalist's Education gibi anti-kapitalist çizgi bantları önce Sunday Yomiuri gazetesinde ve daha sonra büyük gazetelerde yayınlandı. 1930'lar ve Savaş Zamanı 1931 yılındaki Mançurya olayından sonra, 1930'larda medya ve toplum oldukça etkili bir baskı ve denetime maruz kaldı. Yazarlar, sanatçılar, yayıncılar ve karikatürcülere ulusal politik hedefler baskıyla kabul ettirilmeye çalışıldı. Bazı karikatürcüler polis tarafından hapse atıldı, işkence gördü ve hatta öldürüldü.1940 yılının Ağustos ayında devlet baskısıyla bütün bağımsız karikatür ve manga sanatçıları, devlet tarafından kontrol edilen Yeni Japon Manga Birliği (Shin Nippon Manga Kyokai) adındaki tek bir resmi kurum altında toplandı. 1941'den sonra medya üzerindeki baskı ve sansür katlanarak arttı. 1937-1944 yılları arasında magazin sayısı 16.788'den 942'ye düştü. Yeni Japon Manga Birliği'nin kalan üyeleri, savaş zamanı propaganda projelerine dahil edildiler. Yeni Japon Manga Birliği tarafından tarafından hazırlanmakta olan Manga dergisi, milliyetçi propaganda yapmakta, İngiliz ve Amerikan liderlerini vampirler ve şeytanlar olarak tasvir etmekteydi. Savaş sonrasında Yeni Japon Manga Birliği adını Japon Mangaka Birliği (Nippon Mangaka Kyokai) olarak değiştirdi ve en iyi organize olmuş bağımsız manga sanatçıları organizasyonu olmayı devam ettirdi (Kinsella, 2000: 22-23). Manga eserlerine olan devlet baskısı devam ederken, çocuklar için hazırlanan çizgi bantlar ve politik olmayan manga'lar yayınlarına devam ettiler. Birçoğu nansensu (nonsense)(saçma) manga kategorisine girdi. 1931 yılında Kodansha, Boy's Club (Shounen Gorakubu) adında renkli bir çocuk dergisi çıkardı. Tagawa Suiho'nun popüler serisi Black Stray (Norakuro), Shimada Keizo'nun Dankichi The Adventurer (Boken Dankichi) (Maceracı Dankichi) eseri gibi askeri birer atmosferi olan hikayeler Boy's Club (Shounen Gorakubu) dergisinde yayınlandılar. Norakuro'da bir köpek tugayına katılarak sonunda profesyonel bir asker olan bir köpek anlatılıyordu. Bu çok popüler eserlerin basımı 1980'li yıllarda bile devam ediyordu. Pasifik Savaşı süresince çocuk magazinleri oldukça büyük çapta bir sansüre uğradı. Sadece, devlet tarafından idare edilen Yeni Japon Manga Birliği (Shin Nippon Manga Kyokai) kurumuna üye olan manga sanatçılarının, hala Kodansha tarafından basımı devam edilen birkaç çocuk dergisi için manga hikayeleri çizmesine izin veriliyordu. ![]() Black Stray (Norakuro) Tagawa Suiho Pasifik Savaşı süresince çocuk magazinleri oldukça büyük çapta bir sansüre uğradı. Sadece, devlet tarafından idare edilen Yeni Japon Manga Birliği (Shin Nippon Manga Kyokai) kurumuna üye olan manga sanatçılarının, hala Kodansha tarafından basımı devam edilen birkaç çocuk dergisi için manga hikayeleri çizmesine izin veriliyordu. 1942'de magazinler ve gazeteler birleştirildi. Ticaretin ve taşımacılığın sekteye uğraması nedeniyle yaşanan kağıt yokluğu nedeniyle 1944 yılında gazetelerde çizgi bant yayınlanması yasaklandı. Sadece, devletçe onaylanmış olan Manga dergisi 1944 yılındaki bir hava bombardımanında basımevi yıkılıncaya kadar yayınına devam edebildi. Bu ileti Gaspadin tarafından Jul 14 2006, 03:07:41 AM yeniden düzenlenmiştir.
1959-61 yılları arasında Japonya ekonomisinin güçlenmesiyle birlikte Japon medya ve basın-yayın sektörü de hızlı bir büyüme gerçekleştirdi. Tokyo, manga üretiminin merkezi oldu ve burada yüzlerce stüdyo kuruldu. Zamanla aylık dergiler de haftalık düzene geçmeye başladılar. 1959'un mart ayında ilk haftalık çocuk dergisi olan Weekly Shounen Magazine yayınlanmaya başladı. Arkasından aynı yılın Kasım ayında Weekly Shounen Sunday dergisi yayınlanmaya başladı. Ardından 1963 yılında üçüncü haftalık manga dergisi olan King, Shounen Gahosha yapımcıları tarafından basılmaya başlandı. İlk başlarda bu dergiler genel olarak eğlence ve bilgi ağırlıklıydılar ve manga'ya az yer ayırılmıştı. İlk çıktıklarında satışlar da beklenen düzeyde değildi. Ama editörler manga'ya daha çok yer ayırırlarsa satışlarının artacağını farkettiler ve bekledikleri gibi de oldu. Dergilerdeki manga oranı arttıkça satışlar da katlanarak arttı. 1960'lı yıllarda bu 3 dergi arasında en çok satan dergi olabilmek için bir yarış başladı. Bu arada televizyon günlük hayata girdi ve ulusal TV kanalları kurulmaya başlandı. ![]() Shounen Magazine Manga dergilerinin haftalık yayına başlamış olmaları, onların televizyonla başedebilmelerini sağladı. Manga dergileri ve TV kanalları birbirleriyle yarışa girmek yerine birbirlerini desteklediler. Bazı manga serilerinin televizyon animasyonları hazırlandı. Bu sayede manga'ların TV'de reklamı yapılmış oldu ve manga satışları da arttı. Kodansha firması tarafından çıkarılmakta olan Magazine 1965'ten itibaren sadece çocuklara yönelik manga'lar içermiyordu. Sadece çocuklara yönelik içerik sunmak yerine, kiralık manga ve geki . |



Man
Ga








